Gün geçtikçe artan aile sorunlarının, dikkatlice incelendiğinde, bir veya her iki tarafın zihinsel durumunun istikrarsızlığı ve dengesizliğinden kaynaklandığı görülmektedir. Bir avukat olarak, aldığım davalara yakından baktığımda, çoğu durumda sorunun maddi veya diğer tarafla ilgili olmadığını, aksine kişinin kendisinin, büyüdüğü ortamdan kaynaklandığını görüyorum; örneğin, bazılarının annelerine karşı şiddet uygulayan babaları olmuş, bu da bir gelenek haline gelmiş ve aynı şeyi tekrarlamak istemişlerdir. Ancak diğerleri, diğer yandan, bunu evliliklerinde asla tekrarlamamış, yani bunu kalplerinde bir düğüm haline getirmemişlerdir.
Şu anda, evet, dürüst olmamak ve daha birçok sebep de yüksek oranlarda görülüyor; yakından bakarsak, dürüst olmayan davranışlarda bulunanların davranışlarının zihinsel durumlarından kaynaklandığını görüyoruz, çünkü dürüst olmayan davranışlarda bulunanlar özgüven eksikliği yaşıyor ve kendilerini kusurlu hissediyorlar, bu insanlık dışı eylemlerle eksikliklerini ve sahte gururlarını doldurmaya çalışıyorlar. Özgüveni ve sağlıklı bir kişiliği olan bir kişi, bu tür insanlık dışı davranışlardan kaçınacaktır.
Son olarak şunu söylemek istiyorum: Evlilik sözleşmesi prosedürleri farklı olmalı; sadece enfeksiyon veya virüs gibi iki basit test değil, kapsamlı zihinsel ve fiziksel testler de içermelidir. Bu süreç, boşanma oranlarını düşürmek ve sağlıklı bir toplum yaratmak için daha birçok filtreden geçmelidir.









Yanıt Bırakın